Meme Rekonstrüksiyonu

Meme Rekonstrüksiyonu

18 Eylül 2020 0 Yazar: admin

Meme kanseri, kadınlarda en sık ortaya çıkan kanser türüdür. Meme kanseri her 8 kadından birinin korkulu rüyasıdır. Tıptaki ilerlemelerle her ne kadar hastalığı erken evrede yakalamak ve tedavi etmek mümkünse de, bu organın alınması gerektiği durumlarda çoğu kadın kendini eksik ya da çirkin hisseder. Ülkemizde de son 15 yıldır başarıyla uygulanan meme rekonstrüksiyonuyla kanser nedeni ile kaybedilen memenin yerine yenisini oluşturmak mümkündür.

Meme kanserinin tedavisi için uygulanan en temel yöntem cerrahi tedavidir. Cerrahi tedavide, göğsün bir kısmı ya da gerekirse tamamı alınır. Cerrahi tedaviye ek olarak kanserin ilerleme derecesine göre radyoterapi ve kemoterapi de eklenebilir. Meme kanseri, kadının hayatı boyunca yaşayabileceği en büyük travma sayılabilir. Cerrahi tedavi uygulanarak göğsü alınmış bir kadın, kanser gibi bir hastalığa yakalanmış olmanın verdiği endişenin yanı sıra kadınlığını simgeleyen organının kaybından dolayı da büyük bir ruhsal çöküntü içinde olur. Bazı kadınlar kendini kadın olarak eksik, bazıları çirkin, bazıları ise hayat boyunca hastalıklı olarak hissedebilir. Hastalık genç yaştaki kadınları da etkisi altına alabilir. Günümüzde ilerleyen teşhis yöntemleri sayesinde artık bu göğüs kanseri türünü çok erken dönemde yakalamak ve tedavi etmek mümkündür. İlerleyen modern cerrahi teknikler ile göğsü alınan bir kadına meme rekonstrüksiyonu, yani yeni göğüs görünümünü kazandırma işlemi artık başarıyla uygulanabiliyor, kadının bu kaygılarının ortadan kalkmasını sağlıyor.

Meme rekonstrüksiyonu, kanser gibi hastalıklarda kaybedilen memenin yerine yenisinin oluşturulması olarak tanımlanır. Meme rekonstrüksiyonu işlemi, göğüs alındığı anda (primer meme rekonstrüksiyonu) ya da sonradan (sekonder meme rekonstrüksiyonu) olmak üzere iki farklı zamanda gerçekleştirilebilir. Anında uygulanan rekonstrüksiyonda, göğsün alınması ile yeni bir göğüs eş zamanlı olarak yapılır.

Anında yapılan onarım (primer meme rekonstrüksiyonu): Erken evrede teşhis ve tedavi edilebilen kanserin tedavisi için bazen sadece cerrahi yöntem yeterli olabilir. Ameliyatla eşzamanlı yapılan meme rekonstrüksiyonu için, kanserli dokuyu içeren göğüs alındıktan hemen sonra estetik cerrahi ekibi devreye girerek alınan göğsün yerine yenisini oluşturur. Bu operasyonun avantajı, kadının ikinci kez ameliyat olmaktan kurtulması ve en önemlisi de alınan göğsün hemen yerine konması sonucu kadının psikolojik travmayı daha az hissetmesidir. Meme kanserine yakalanıp memesi alınan kadınlar aynaya baktıklarında kendilerini eksik ya da çirkin hissederler. Dolayısıyla meme rekonstrüksiyonu ameliyatla aynı seansta gerçekleştirildiğinde hastalar bu görüntüye maruz kalmaktan kurtulmuş olur. Bu da kadının psikolojik sağlığı üzerinde son derece önemli rol oynar.

Sonradan yapılan onarım (sekonder meme rekonstrüksiyonu): Meme rekonstrüksiyonunda ikinci seçenek ise sekonder meme rekonstrüksiyonudur. Göğüs alındıktan sonra radyoterapi ya da kemoterapi gibi ek tedaviye gerek duyuluyorsa meme rekonstrüksiyonu hemen gerçekleştirilemez. Bu durumda kaybedilen memenin yerine yenisinin oluşturulabilmesi için kanserli bölgenin kontrol altına alınması ya da ek tedavinin tamamlanması beklenir. Aksi takdirde bu tedavi yöntemlerinin tüm dokulara olduğu gibi ameliyat bölgesinin dokularına da zarar verebilir. Yeni göğsün sonradan yapılabilmesi için, göğsün alınması ameliyatını gerçekleştiren genel cerrahın, kadının meme kanserinden tamamen kurtulduğundan ya da hastalığın bir daha tekrarlamayacağından emin olması gerekir. Çünkü yeni göğüs, yanlışlıkla kanserli bir nokta üzerine yapılırsa kanserli doku gömülür ve bunun sonucunda tekrarlayan hastalığı erken dönemde teşhis etmek mümkün olmaz. Bu riskler ortadan kalktığında devreye estetik ve plastik cerrahi uzmanı girer ve kaybedilen göğsün yerine yenisi oluşturulur.